<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar &#187; Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglik-dunyasi.net/category/cocuk-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik-dunyasi.net</link>
	<description>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2009 13:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuklarda Baş Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[


Çocuklarda baş ağrısı küçümsenmemesi gereken bir sorundur. Uygun tedavi baş ağrısı nöbetlerinin hafiflemesini ya da tümüyle geçmesini, böylece çocuğun Herki yaşamında rahat etmesini sağlar.
Çocuklarda baş ağrısı, yeterince tanınmayan ve genellikle küçümsenen bir sorundur. Oysa, önem verilmesini gerektiren birçok neden vardır.
1)    Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrısına oldukça sık rastlanır. Son yıllarda yapılan bir araştırma, İlkokul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a> küçümsenmemesi gereken bir sorundur. Uygun tedavi <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a> nöbetlerinin hafiflemesini ya da tümüyle geçmesini, böylece çocuğun Herki yaşamında rahat etmesini sağlar.</p>
<p>Çocuklarda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a>, yeterince tanınmayan ve genellikle küçümsenen bir sorundur. Oysa, önem verilmesini gerektiren birçok neden vardır.<br />
1)    Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrısına oldukça sık rastlanır. Son yıllarda yapılan bir araştırma, İlkokul çocuklarının yüzde 62&#8217;sinin baş ağrısı çektiğini ortaya koymuştur. Bu oran 11-12 yaş grubunda yüzde 77&#8242;ye, ortaokul öğrencilerinde ise yüzde 82&#8242;ye ulaşmak&#8217; tadır.<br />
2)    Çocukta baş ağnsı önemli bir rahatsızlığa neden olur; çocuğun oyundan zevk almaşım engeller ve okula devamlılığını etkiler. İlkokul çocuklarının yüzde 5&#8242;i yıl boyunca en az bir kez baş ağrısı nedeniyle okula gidemez; bu oran ortaokul öğrencilerinde yüzde 23&#8242;e yükselir.<br />
3)    Çocukluk çağında baş ağnsı ya da <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/migren" >migren</a> nöbetleri çekenlerde bu durum erişkin yaşlarda da sürer.<br />
4)    Çocukluk çağmda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/migren" >migren</a> nöbetinin ortaya çıkmasını engelleyen ilaç kullanılırsa, nöbetlerin sıklığının önemli ölçüde azaldığı ya da tümüyle ortadan kalktığı saptanmıştır; koruyucu tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuçlar o ölçüde başarılı olur.</p>
<p>Baş ağrısı ortaya çıktığında öncelikle &#8220;nedeni bilinmeyen birincil baş ağrısı&#8221; ile &#8220;organik bir nedene bağlı ikincil baş ağrısı&#8221; arasında ayrım yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Engelli Çocuklarda Eğitim</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[işitme engelli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=521</guid>
		<description><![CDATA[İşitme engelli çocuklar normal okulların özel sınıflarında ya da bu tür çocuklar için açılmış özel kurumlarda öğrenim görebilirler.
Uzmanlaşmış öğretmenler işitme aygıtlarının kullamlması konusunda bilgi verir, dudak hareketlerim okumasını öğretir ve sağlanan ilerlemeleri değerlendirirler. Ağır derecede işitme engelli çocukların normal bir sınıfın gürültüsü içinde işitme aygıtım kullanmaları çok güçtür.
Modem eğitim sisteminde sözlü yöntemlere olabildiğince çok ağırlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme engelli çocuklar normal okulların özel sınıflarında ya da bu tür çocuklar için açılmış özel kurumlarda öğrenim görebilirler.<br />
Uzmanlaşmış öğretmenler işitme aygıtlarının kullamlması konusunda bilgi verir, dudak hareketlerim okumasını öğretir ve sağlanan ilerlemeleri değerlendirirler. Ağır derecede <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/isitme-engelli-cocuk" >işitme engelli çocuk</a>ların normal bir sınıfın gürültüsü içinde işitme aygıtım kullanmaları çok güçtür.<br />
Modem <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/egitim" >eğitim</a> sisteminde sözlü yöntemlere olabildiğince çok ağırlık verilmektedir. Bu yöntemler kalan işitme gücünü ve işitme aygıtım kullanmasını öğrenen çocukta konuşmanın gelişmesine büyük ölçüde yardımcı olur. Buna karşılık mimik ve işaret dili gibi yollarla iletişim kurulması normal konuşmanın gelişmesini olumsuz etkiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Sağırlık Nasıl Fark Edilir?</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[İşitme yeteneğindeki bir bozukluğun erken fark edilmesi çok önemlidir. Böylece hemen tedaviye başlanabilir. Günümüzde gerek yardımcı işitme aygıtlarının (protez) kullanılması, gerekse konuşma bozukluğu olanlann eğitiminde uzmanlaşmış kişilerin (logopedist) yardımıyla çocuktaki eksiklikler neredeyse tümüyle giderilebilir. Ama bu önlemlerin alınabilmesi için sorunun çok erken fark edilmesi gerekir.
Günümüzde sağırlık tehlikesi yüksek olan, yani belirli nedenlere bağlı olarak işitme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme yeteneğindeki bir bozukluğun erken fark edilmesi çok önemlidir. Böylece hemen tedaviye başlanabilir. Günümüzde gerek yardımcı işitme aygıtlarının (protez) kullanılması, gerekse konuşma bozukluğu olanlann eğitiminde uzmanlaşmış kişilerin (logopedist) yardımıyla çocuktaki eksiklikler neredeyse tümüyle giderilebilir. Ama bu önlemlerin alınabilmesi için sorunun çok erken fark edilmesi gerekir.<br />
Günümüzde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> tehlikesi yüksek olan, yani belirli nedenlere bağlı olarak işitme bozukluklarının daha kolay ortaya çıkabileceği bebeklerin ayni edilmesini sağlayan bazı ölçütler vardır.<br />
Bu ölçütleri anne babalar da iyi bilmelidir. Böylece çocuklarım kontrol edebilir ve tam koyulması gerektiğinde, uzmana değerli bir yardımda bulunabilirler. Göz önüne almması gereken noktalar şunlardır:</p>
<p>•    Ailede doğumsal <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> olgularının bulunması.<br />
•    Gebelik sırasında annenin kızamıkçık, toksoplazmoz ya da herpes enfeksiyonu geçirmesi.<br />
•    Yenidoğanın yüzünde, damağında ya da dış kulaklarında biçim bozuklukları görülmesi.<br />
•    Bebeğin 1,5 kg&#8217;den düşük ağırlıkta doğması.<br />
•    Doğumda kandaki bilirubin cranının aşırı yüksek olması.<br />
•    Yenidoğanın bakteri kökenli menenjit geçirmesi.<br />
•    Doğum sırasında bebeğin çok fazla oksijensiz kalması.<br />
Bu koşullardan herhangi birinin varlığında bebeğin uzman bir hekime gösterilmesi gerekir. Ayrıca bebek normal görünse bile, işitme yeteneğini değerlendirmek için bazı basit kontrollann yapılmasında yarar vardır.</p>
<p>Bebek 2-3 aylıkken çevresindeki ani seslere normal olarak tepki gösterir. Bu gibi durumlarda irkilip irkilmediğine. dikkat etmek gerekir. Aynca zil, çıngırak, çan gibi nesnelerle ses çıkanlarak bu görüntülere gösterdiği tepki izlenir. Eğer işitme yeteneği normalse, bebek başını sesin geldiği yöne çevirecektir.</p>
<p>Sonraki aylarda anne baba ses çıkarmaya başlayıp başlamadığına ve değişik seslere nasıl tepki verdiğine dikkat etmelidir.<br />
Bebeğin en azından yatar konumda sesin geliş yönünü ayırt edip edemediğini saptamak için şöyle bir yöntem uygulanabilir Anne bebeği kucağında tutarken, ikinci bir kişi bebeğin dikkatini çekmek üzere karşısına&#8221; geçer; üçüncü bir kişi de annenin hemen arkasında durarak değişik sıklık ve şiddette bazen sağ, bazen sol tarafta sesler çıkarır. İşitme yeteneği normal olan bir çocuk başını sesin geldiği tarafa, yani sağa ya da sola çevirecektir.<br />
Üç yaşma yaklaşan çocuklarda deneme daha basittir. Çocuğa &#8220;Adın ne?&#8221; gibi sorular yöneltilir ya da &#8220;Bu oyuncağı al!&#8221;, &#8220;Elini kaldır!&#8221; gibi emirler verilir.<br />
Daha büyük çocukların Önce sağ kulağına, sonra sol kulağma basit cümleler fısıldanarak ne kadar hızlı tepki gösterdiğine bakılır.<br />
Bu denemeler yapılırken çocuğun işitmesini zorlaştıracak herhangi bir engel olmamalıdır. Örneğin kulak kiri, kulak iltihabı, soğuk algınlığı, kısaca ağız ve kulakları etkileyen bütün hastalıklar engel oluşturabilir. Eğer çocuk yapılan basit denemelerde yetersiz tepki verirse, hemen bir uzmana başvurmak gerekir. Yoksa işitme kusurunu azaltma ya da giderme olanağı bulunmayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Sağırlık</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:50:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=517</guid>
		<description><![CDATA[İşitme bozuklukları erken fark edilmezse bütün yaşam boyunca sürebilir ve çocuğun zihinsel gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra odyometri testleri uygulanmalı ve anne baba en ufak bir kuşku duyduklarında bir uzmana başvurmalıdır.
Işitemeyen bir çocuk ne konuşmayı öğrenebilir, ne de normal toplumsal ilişkiler geliştirebilir. Her bin yenidoğandan 1-2&#8217;sinde sağırlık sorunu vardır. Bebeklerdeki sağırlıklar doğumsal olabileceği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme bozuklukları erken fark edilmezse bütün yaşam boyunca sürebilir ve çocuğun zihinsel gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra odyometri testleri uygulanmalı ve anne baba en ufak bir kuşku duyduklarında bir uzmana başvurmalıdır.</p>
<p>Işitemeyen bir çocuk ne konuşmayı öğrenebilir, ne de normal toplumsal ilişkiler geliştirebilir. Her bin yenidoğandan 1-2&#8217;sinde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> sorunu vardır. Bebeklerdeki <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a>lar doğumsal olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğumsal <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a>lara yol açan nedenler şunlardır:<br />
•    Kalıtsal bozukluklara bağlı genetik özellikler.<br />
•    Doğum öncesinde, yani gebelik döneminde geçirilen kızamıkçık gibi virüs enfeksiyonları ya da etene engelini aşan talidomit gibi ilaçlar.<br />
•    Doğum anında, hemen öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkan olumsuz gelişmeler.<br />
Yaşamın daha sonraki yıllarında sağırlığın ortaya çıkması viral enfeksiyonlara, menenjite, kulağa zarar veren antibiyotiklere ya da başka maddelere bağlı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlerde Biçim ve Düzen Bozukluğunun Nedenleri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2008 13:02:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[biçim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çarpık dişler]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[Çocukta başın alt bölümüyle çok yalandan ilgili olan yüz kemiklerinin gelişimi, oldukça uzun bir süreç içinde tamamlanır. Ama gelişmenin hızlandığı zaman dilimleri de vardır. Yaşamın ilk üç yılı, yüz kemiklerinde gelişmenin hızlandığı evredir. Ergenlik evresinde de benzer bir hızlanma görülür. Ergenlik çağında, yani kızlarda 11-14, erkeklerde 13-18 yaş arasında yüzün gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Çene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukta başın alt bölümüyle çok yalandan ilgili olan yüz kemiklerinin gelişimi, oldukça uzun bir süreç içinde tamamlanır. Ama gelişmenin hızlandığı zaman dilimleri de vardır. Yaşamın ilk üç yılı, yüz kemiklerinde gelişmenin hızlandığı evredir. Ergenlik evresinde de benzer bir hızlanma görülür. Ergenlik çağında, yani kızlarda 11-14, erkeklerde 13-18 yaş arasında yüzün gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Çene kemiklerinin gelişme yönü aşağıya ve hafifçe öne doğrudur. Ama gelişme her zaman bütün kemiklerde eşit bir biçimde gerçekleşmez.<br />
Kalıtsal etkenler ve büyümenin karmaşık süreci bazı kemiklerin daha fazla, bazılarının da daha az büyümesine yol açabilir. Bu son derece karmaşık süreç sonunda, önceleri geçici, sonra kalıcı olan dişlerin de içinde bulunduğu, pek çok yapı bir arada gelişir. Gelişme normal seyrini izlerse bu yapılar arasındaki uyum korunur. Tersi durumda birçok sorunun ortaya çıkması kaçınılmazdır. Üst ve alt çene arasındaki uyum ve ilişki, geçici dişler ile bunları izleyen birkaç kalıcı diş çıktığında belirlenmeye başlar ve bütün kalıcı dişler tamamlandığında son halini alır.<br />
Gelişimin uyum içinde tamamlanması özellikle üst ve alt çene yayında bulunan dişlerin ilişkisine bağlıdır. Ağız kapalıyken her iki çene üstünde bulunan diş şurası incelenirse üstçene yayının alttakinden biraz daha büyük olduğu, üst kesicilerin alt kesicilerin biraz önünde bulunduğu görülür.<br />
Her iki diş sırasındaki bütün dişler ise birbirlerine değmektedir. Sütdişleri arasında bir miktar boşluk bulunması doğal ve sık görülen bir durumdur. Ama kalıcı dişler birbirine iyice kenetlenmiş olmalıdır. Bunun yanı sıra çene kemiğinin gelişiminde bir yetersizlik varsa, dişler düzgün olarak sıralanamazlar. Bu durum bazı koşullarda cerrahi girişim gerektirmekle birlikte, çoğu zaman ağzın normal işlevini engellemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Fırçası Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 21:42:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[•    Diş fırçalamaya yeni başlayan çocukların fırçayı diş macunsuz ve hatta kuru olarak kullanmaları önerilir. Özellikle diş macununun köpüğü kılların konumunu ve hareketlerini görmeyi engeller.
•    Diş macunu ilk fırçalamadan sonra, bakımın tamamlanması ve kusursuz olması için kullanılmalıdır.
•    Dişler, bütün diş yüzeylerine ulaşılabilecek biçimde düzemi ve belirgin bir yöntem izlenerek fırçalanmalıdır.
•    Fırçalama sırasında ağız hafifçe açık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>•    Diş fırçalamaya yeni başlayan çocukların fırçayı diş macunsuz ve hatta kuru olarak kullanmaları önerilir. Özellikle diş macununun köpüğü kılların konumunu ve hareketlerini görmeyi engeller.<br />
•    Diş macunu ilk fırçalamadan sonra, bakımın tamamlanması ve kusursuz olması için kullanılmalıdır.<br />
•    Dişler, bütün diş yüzeylerine ulaşılabilecek biçimde düzemi ve belirgin bir yöntem izlenerek fırçalanmalıdır.<br />
•    Fırçalama sırasında ağız hafifçe açık tutulmalıdır. Üst dişler arkadan başlayıp öne doğru fırçalanmalı, önce dışa, sonra içe bakan yüzeyler, son olarak da çiğneme yüzeyleri temizlenmelidir. Bundan sonra alt dişler de aynı biçimde fırçalanarak temizlik tamamlanır.<br />
Diş çevresindeki hastalıklar, dişetlerinde oyuklar ve çekilmeler söz konusuysa dişetlerine fazla zarar vermeden plakları yok etmek için daha özenli olmak gerekir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Fırçası Nasıl Olmalı?</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-olmali.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-olmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 21:14:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=478</guid>
		<description><![CDATA[Diş fırçası bakteri plaklarının yok edilmesi ve dişler ile çevresindeki dokuların sağlıklı olabilmesi için önemli bir araçtır. Ama bu işlevleri yerine getirebilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir.
Diş fırçasında bulunması gereken bazı özellikler oldukça tartışmaya açıktır ve değişik görüşler öne sürülmektedir. Ama uzmanlar arasında yaygın kabul gören temel noktalar aşağıda sıralanmıştır:
1-    Diş fırçasının sapı düz, tutma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş fırçası bakteri plaklarının yok edilmesi ve dişler ile çevresindeki dokuların sağlıklı olabilmesi için önemli bir araçtır. Ama bu işlevleri yerine getirebilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir.<br />
Diş fırçasında bulunması gereken bazı özellikler oldukça tartışmaya açıktır ve değişik görüşler öne sürülmektedir. Ama uzmanlar arasında yaygın kabul gören temel noktalar aşağıda sıralanmıştır:<br />
1-    Diş fırçasının sapı düz, tutma yeri<br />
geniş olmalı ve esnememelidir.<br />
2-    Kılları yapay bir maddeden, kıl uçları yuvarlak olmalıdır.<br />
3-    Doğal kıllar kullanılmamalıdır. Doğal kıllardan yapılan diş fırçalarının daha iyi olacağı sanılabilir. Oysa doğal kılların çeşitli sakıncaları vardır. Suyu emdiklerinde sertlikleri ve dirençleri azalır. Çabuk yıpranır ve parçalanırlar. Uçları yuvarlak değildir. Bu yüzden dişetlerine zarar verebilirler. Yüzeyleri gözenekli ve pürtüklü olduğundan hem yüzeylerinde, hem de ortalarında uzanan kanallarda bakteriler yuvalanabilir. Sentetik kıllar ise rahatça yıkanır ve çabuk kurur. Sertlikleri ıslanınca değişikliğe uğramaz. Bakteri tutmazlar. Uçları yuvarlak olduğundan dişlerin sert dokularım çizmez ve daha önemlisi dişetlerine zarar vermezler. Bütün bu nedenlerden ötürü doğal kıllar diş fırçalarında hemen hemen hiç kullanılmamaktadır.<br />
4-    Kıllar, düz bir değme yüzeyi oluşturacak biçimde dizilmiş olmalıdır.<br />
5-    Fırça yüzeyi küçük olmalıdır. Böylece bütün diş yüzeylerine ulaşılabilir. Erişkinler için 1 cm genişlik, 3 cm uzunluk, çocuklar için 0,8 cm genişlik ve 2,5 cm uzunluk aşılmamalıdır.</p>
<p>6-    Kıllar ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır.<br />
7-    Dişetlerinin iyice temizlenmesini sağlayan orta sertlikte kıllar en uygun olanıdır.<br />
8-    Çok yumuşak kıllar bakteri plaklarını parçalayıp uzaklaştıramaz. Çok sert kıllar ise dişleri çizer, dişetlerine zarar verir.<br />
9-    Kılların yıprandığı görülür görülmez <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a> değiştirilmelidir. Düzenli kullanılan kaliteli bir <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a>nın ortalama ömrü 2-3 ay dolayındadır.<br />
10-    Diş fırçalan her zaman kuru ve<br />
temiz tutulmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-olmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Plakların Görülmesini Sağlayan Pastiller</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/plaklarin-gorulmesini-saglayan-pastiller.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/plaklarin-gorulmesini-saglayan-pastiller.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 21:02:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçası]]></category>
		<category><![CDATA[pastil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=476</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğu ağız bakımına yönelten, konunun önemini anlamasına yardım eden çok yararlı bir araçtır. Yeni oluşan plaklar çıplak gözle görülmediğinden, çocuklara görülemeyecek kadar küçük canlıların diş ve dişetini nasıl yıkıma uğrattığım anlatmak oldukça zordur.
Çocuğun ağız temizliğini gönüllü olarak yapabilmesi için ona ağzındaki &#8220;sağlık düşmanlarım&#8221; göstermeyi denemek çoğu zaman iyi sonuç verir. Böylece çocuk diş fırçası ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğu ağız bakımına yönelten, konunun önemini anlamasına yardım eden çok yararlı bir araçtır. Yeni oluşan plaklar çıplak gözle görülmediğinden, çocuklara görülemeyecek kadar küçük canlıların diş ve dişetini nasıl yıkıma uğrattığım anlatmak oldukça zordur.<br />
Çocuğun ağız temizliğini gönüllü olarak yapabilmesi için ona ağzındaki &#8220;sağlık düşmanlarım&#8221; göstermeyi denemek çoğu zaman iyi sonuç verir. Böylece çocuk <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a> ve diş ipini kendiliğinden kullanmak isteyecektir.<br />
Bu amaca uygun <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/pastil" >pastil</a>ler plakları boyayarak çocuğun &#8220;düşmanı görmesini&#8221; sağlar.<br />
Bu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/pastil" >pastil</a>ler hem çocuğun diş ipi ve <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a>nı en iyi biçimde kullanmayı öğrenmesine yardımcı olur, hem de ağız temizliğinin düzenli olarak denetlenmesini sağlar. Pastillerin başlangıçta her gece dişleri fırçalamaya başlamadan önce kullanılması daha yararlı olabilir.<br />
Çocuk <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/pastil" >pastil</a>i çiğnemeli ve yaklaşık bir dakika kadar tükürüğünde eritmeli, daha sonra da yutmadan çıkarmalıdır. Ağız çalkalandıktan sonra dişlerin durumu aynaya bakarak incelenebilir.<br />
Boyanmış bölgeler, uzaklaştırılması gereken bakteri plaklarının varlığım gösterir.<br />
Plakların oluştuğu bütün bölgelerin görülebilmesi için ışıklı küçük bir ayna kullanılması yararlı olacaktır.<br />
Bir süre geçince çocuk pastili gene her akşam, ama bu kez dişlerini fırçaladıktan sonra, bütün plakların yok olup olmadığını görmek amacıyla kullanmalıdır.<br />
Çocuk <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a> ve diş ipini kullanmayı iyice öğrenince pastil denetim amacıyla, haftada bir kez kullanılabilir.<br />
Çocuğun korkmaması için pastilin yalnızca dişteki bakterileri değil, dudakları, dili ve yanakları da kırmızıya boyayabileceği, bu rengin birkaç saat sonra kaybolacağı önceden belirtilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/plaklarin-gorulmesini-saglayan-pastiller.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Ağız ve Diş Sağlığı</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 20:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçası]]></category>
		<category><![CDATA[diş ipi]]></category>
		<category><![CDATA[sütdişi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=474</guid>
		<description><![CDATA[Sütdişlerinin yerini kalıcı dişlerin aldığı dönemde ağız sağlığı ayrı bir önem kazanır. Diş fırçasıyla dikkatli biçimde yapılacak günlük diş bakımı aksatılmamalıdır.
Diş ve dişetlerinin sağlıklı olabilmesi için bakteri plaklarının oluşumu engellenmelidir. Bakteri birikimi olmazsa hem diş çürükleri, hem de dişeti iltihaplan büyük ölçüde ortadan kalkar. Günlük ağız bakımının temel amacı, her gün dişeti aralarında, dişler arası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sütdişlerinin yerini kalıcı dişlerin aldığı dönemde ağız sağlığı ayrı bir önem kazanır. Diş fırçasıyla dikkatli biçimde yapılacak günlük diş bakımı aksatılmamalıdır.</p>
<p>Diş ve dişetlerinin sağlıklı olabilmesi için bakteri plaklarının oluşumu engellenmelidir. Bakteri birikimi olmazsa hem diş çürükleri, hem de dişeti iltihaplan büyük ölçüde ortadan kalkar. Günlük ağız bakımının temel amacı, her gün dişeti aralarında, dişler arası boşlukta ve dişlerin yüzeyinde plak oluşumunu engellemektir. Bunu başarmak hiç de zor değildir ve üç araçtan yararlanmak yeterli olur:<br />
•    diş plaklarını görünür kılan pastiller<br />
•    <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-fircasi" >diş fırçası</a><br />
•    <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-ipi" >diş ipi</a></p>
<p>Diş ipi temel olarak dişler arasındaki bakteri plaklarının yok edilmesini amaçlar. Doğal yapısı içinde sıkışık düzen yerleşmiş dişlerin arasına diş fırçasıyla ulaşmak olanaksızdır. Diş ipi kullanmak oldukça beceri gerektiren bir işlemdir. Bu nedenle <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/dis-ipi" >diş ipi</a>nden gerektiği gibi yararlanmayı çocuklar genellikle 11-12 yaşından önce başaramazlar.</p>
<p>Ağız temizliği büyüklerin yardımı ve denetimi altında her gün birkaç kez yapılmalıdır. Dişlerin küçük yaşlardan başlayarak düzenli biçimde fırçalanması yaşam boyu sürecek çok yararlı bir alışkanlığa dönüşecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Yaşından Sonraki Kusmalar</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/bir-yasindan-sonraki-kusmalar.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/bir-yasindan-sonraki-kusmalar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 11:51:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Asetonemik kusma]]></category>
		<category><![CDATA[bebekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=453</guid>
		<description><![CDATA[Bunlar genellikle ruhsal etkenlere ve basit enfeksiyonlara bağlıdır. Okula yeni başlayan çocuklarda da sabahlan ruhsal kökenli kusmalar görülebilir. Karın ağrısı ve bulantının eşlik ettiği kusmalarda apandisit, bulamışız ve inatçı kusmalarda ise kafaiçinde yer kaplayan oluşumlar düşünülmelidir.
Asetonemik kusma. Yüksek ateşle seyreden bir hastalığa, kısa bir süre aç kalmaya, şekeri az, yağı fazla bir beslenmeye, aşırı güç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlar genellikle ruhsal etkenlere ve basit enfeksiyonlara bağlıdır. Okula yeni başlayan çocuklarda da sabahlan ruhsal kökenli kusmalar görülebilir. Karın ağrısı ve bulantının eşlik ettiği kusmalarda apandisit, bulamışız ve inatçı kusmalarda ise kafaiçinde yer kaplayan oluşumlar düşünülmelidir.<br />
<a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/asetonemik-kusma" >Asetonemik kusma</a>. Yüksek ateşle seyreden bir hastalığa, kısa bir süre aç kalmaya, şekeri az, yağı fazla bir beslenmeye, aşırı güç harcamaya ve metabolizma dengesini kısa süreli bile olsa bozabilen ruhsal etkenlere bağlı olarak yineleyen kusmalar ortaya çıkabilir. Bu durum aseton krizleri ya da asetonemik kusma olarak tanınır. Birçok anne asetonemik kusma krizleriyle karşılaşmıştır. Deneyimli anneler bu kusmaların .ağır bir hastalık belirtisi olmadığı, çocuğun içinde bulunduğu duruma bağlı olarak geçici bir rahatsızlıktan kaynaklandığı sonucuna vararak fazla telaşlanmaz.<br />
Gerçekten de çocuğun organizmasında genel bir bozulma görülmez ve bu çocukların büyük bölümü hasta olarak kabul edilmez. <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/Asetonemik-kusma" >Asetonemik kusma</a> temel olarak şeker, yağ ve protein metabolizmasındaki dengesizliklerden kaynaklanır. Bu maddeler sindirim sürecinden geçerek bağırsak duvarım aşar, kana karışarak vücudun kimyasal laboratuarı olan karaciğere ulaşır. Burada şeker, yağ ve proteinlerden ortak bir metabolizma ürünü olan aktif aseton ortaya çıkar. Aktif aseton şeker metabolizmasının son evresine katılarak yıkıma uğrar. Karaciğer vücudun enerji gereksinimini karşılamak için kimi zaman yağlan parçalamak zorunda kalır. Bu durumda açığa çıkan asetonun tümü şeker metabolizmasında kullanılarak yıkıma uğratılamaz ve arak aseton birikir. Artan aseton molekülleri keton cisimlerini oluşturacak biçimde bir araya gelir. İşte bu keton cisimleri kusmayı başlatan etkenlerdir. Karaciğerde biriken keton cisimleri kan dolaşımına, oradan da idrara geçer. Keton cisimlerinin yapısında bulunan aseton uçucu bir maddedir ve akciğerlerden solunum yoluyla dış ortama çıkar. Bu nedenle bu tip kusmalarda çocuğun idrarında keton cisimleri bulunur ve ağzı da aseton kokar. Kusmaya yüz kızarması ya da solukluğu, uyku hali ve ruhsal belirtiler eşlik edebilir. Çocuklukta dengesiz beslenmeye bağlı olarak kan şekerinin düşmesi gibi etkenlerle keton cisimlerinin üretiminde artış görülebilir. Ayrıca yüksek ateş ve aşın kas gerginliği gibi vücut enerji depolarını kullanmayı gerektiren durumlarda da kanda keton cisimleri birikerek kusmaya yol açabilir.<br />
İlk nöbet genellikle çocuk 1-2 yaşındayken ortaya çıkar ve ergenlik döneminde kendiliğinden kaybolur. Bir, iki, hatta üç gün boyunca çocuk sürekli kusabilir. Artık kusacağı besin kalmayınca mukus, yeşil safra ve bazen kanlı mukus çıkarır. Hiçbir şey yiyemeyen çocuğun içeceği bir yudum su bile kusmayı uyarabilir. Su kaybına bağlı olarak dil ve dudaklar kurudur. Karın gergin ve ağrılıdır. İnatçı bir kabızlık görülür. Kusma nöbetinin sıklığında azalma olmazsa çocuğun durumu giderek kötüleşir.<br />
Nöbetler sırasında çocuk kesinlikle yatakta dinlenmeli ve ağır durumlarda damar içi sıvı uygulamasına geçilmeli, asidoza (kanda asittik düzeyinin yükselmesi) yönelik tedavi başlatılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/bir-yasindan-sonraki-kusmalar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
