Beyin Tümörünün Belirtileri

Saturday, November 15, 2008 3:10
Posted in category Hastalıklar

Beyin tümörleri başlıca iki tip belirtiye yol açar:
• Genel belirtiler: Kafatasının içindeki basmcm artmasına bağlı olarak olguların neredeyse tümünde görülür. Kafaiçi basmcmın yükselmesi, tümörün beyin-omurilik sıvısının aktığı yollar boyunca yerleşerek sıvının dolaşımını engellemesine ya da sıvının yapımının çok fazla artmasına bağlıdır.
• Tümörün bulunduğu yerle ilgili belirtiler: Tümörün sıkıştırdığı ya da yayıldığı bölgedeki dokuların işlev yapamaması nedeniyle ortaya çıkar,
Kafaiçi basıncının yükselmesi, doğrudan doğruya tümör yayılmasına bağlıdır. Kafatası, esnekliği olmayan bir kutuya benzetilebilir; içinde beyin dokusu, beyin-omurilik sıvısı ve kan olmak üzere üç farklı yapı yer alır. Bu yapılardan birinin hacmi artarsa, bunu karşılamak için ötekilerin hacmi azalır. Ama bu dengeleme mekanizmasının belirli sınırlan vardır; beyin dokusunun hacmi kan ve beyin-omurilik sıvısının hacmindeki değişiklikle karşılanamayacak ölçüde artarsa kafaiçi basmcı yükselir. Çocukluk döneminde bu durum biraz değişiktir. Doğumdan iki yaşma kadar kafatası kemikleri tümüyle kaynaşmamış ve bıngıldaklar henüz kapanmamış olduğundan kafatası esneyerek genişler ve kafaiçi basmcı pek yükselmez. Bu nedenle, bazen tümörün çok büyümesine karşın genel belirtiler çok azdır.
Kafaiçi basıncının yükselmesine bağlı belirtiler baş ağrısı, kusma, gözdibinde papilla denen kör noktanın şişmesi (papilla stazı), gözyuvan hareketlerinin bozulması ve otonom sinir sisteminde işlev bozukluklandır.

Baş ağnsının nedeni tam bilinmemekle birlikte birçok etkene bağlı olduğu düşünülür. Bunlar sertzann (dura mater) basmç nedeniyle sıkışması, beyin-omurilik sıvısının artması sonucunda beyin kanncıklanyla örümceksizar altı sarnıçların ve/ya da beyin damarlarının genişlemesidir. Baş ağrısının belirli özellikleri vardır: Gün boyunca aralıklarla ortaya çıkar; sabahlan daha şiddetlidir, hatta çocuk ağrırım şiddetiyle uykudan uyanır. Zonklayıcı niteliği gittikçe artar; özellikle duruş değiştirince (başı öne, yere doğru eğince) ve ıkınmayla şiddetlenir. Genellikle beyin tümörünün ilk belirtisi baş ağnsıdır; öteki belirtilerin ortaya çıkması 2-4 ay alabilir. Başı ağrıyan sütçocuğunda huzursuzluk, mızmızlık, sürekli ağlama krizleri, solunum ritminde değişiklikler ve solunum durması görülür.
Kafaiçi basıncındaki artışın önemli bir belirtisi olan kusma, her yaştaki çocuklarda ortaya çıkarsa da, çocukluk döneminde çok sık rastlandığından beyin tümörü tanışma götürmesi güçtür. Kusma tümörün soğaniliğe yayılmasına bağlıdır ve sabahlan, uykudan uyanırken ve başm duruşu değişirken daha sık görülür. Beyin tümörlerinde kusmanm en önemli özellikleri bulantının ardından gelmemesi, fışkırır gibi çıkması ve yemeyle bağlantılı olmamasıdır; midedeki bir sorundan kaynaklanan kusmalardan farklı olarak daha sonra halsizlik ve bitkinlik duyulmaz. Hastalığın erken dönemlerinde arada şuada görülürken, hastalığın ilerlemesiyle çok sıklaşır.
Kafaiçi basıncının yükselmesinin başlıca nesnel bulgusu olan papilla stazı gözdibindeki kör noktanın dışarı doğru kabararak şişmesidir; kör noktanın ke-narlan bulamklaşır ya da kaybolur. Art-kaf a çukurundaki tümörlerde hemen her olguda görülen papilla stazına ön çukurdaki tümörlerde daha az rastlanır. Sütço-cuğunda kafatasının esnekliği basmç artışım karşıladığından papilla stazı daha ender ve daha geç ortaya çıkar; genellikle öncesinde tek gözde ağtabaka kanaması görülür.
Sütçocuklannda kafaiçi basıncının yükselmesine bağlı olarak kasların ger-ginüğinin artmasıyla çırpınma nöbetleri görülebilir. Bu sırada vücut sıcaklığı da artabilir. Bu nöbetler büyük çocuklarda tümörün daha erken evrelerinde görülebilir. Genellikle birkaç dakika süren nöbet sırasmda çocuğun bütün vücudu titrerken parmaklan yumruk gibi sıkılır, kol ve bacakları aşın gerginleşir.
Gözyuvanmn hareketlerim denetleyen sinirlerin zedelenmesine baÄŸlı bozukluklar çocukluk döneminde sık görülürse de incelenmesi kolay deÄŸildir. En sık etkilenen sinir, gözyuvanai dışa doÄŸru hareket ettiren abdüsens (uzaklaÅŸtırıcı) sinirdir ve bu durumda gözlerin biri ya,da her ikisinde ÅŸaşılık ortaya çıkar. Sütçocuklannda sık rastlanan bir bozukluk da “batan güneÅŸ manzarası” olarak adlandırılan irisin aÅŸağı doÄŸru kayarak kısmen gizlenmesi ve üstünde gözakının görülmesidir; bu durumda çocuk yukan doÄŸru bakamaz. Otonom sinir sistemi iÅŸlevlerinin bozulması soÄŸanilikte solunumu ve damar hareketlerini denetleyen merkezlerde karbon dioksit birikmesinin ve toplardamarlardaki göllenmenin sonucudur. Bu durumda kalp atışlan yavaÅŸlar (bradikardi); solunum, vücut sıcaklığının düzenlenmesi ve uyku-uyanıkhk düzeni bozunu;. Tümüyle kafaiçi basıncının yükselmesine baÄŸlı olmasa da olguların yüzde 90′ında genel belirtilerden biri de psikolojik bozukluklardır. Erken evrede kiÅŸilik deÄŸiÅŸiklikleri, huzursuzluk, iliÅŸkilerde soÄŸuma, dikkat ve bellekte zayıflama, bilinç bulanıklığı ve çok küçük çocuklarda hareket ve duruÅŸların geliÅŸmesinde duraklama ya da gerileme görülebilir. Aynca görsel varsamlar, konuÅŸma bozukluktan, anne baba ve aile iliÅŸkilerinde deÄŸiÅŸiklikler ortaya çıkabilir.

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply