Kanserin Besinle Önlenmesi
Thursday, October 9, 2008 21:33
Son iki yüzyıl boyunca Batılı toplumların beslenme alışkanlığında meydana gelen deÄŸiÅŸiklikler son bin yıldakinden çok daha fazladır. ÇaÄŸdaÅŸ beslenmenin potansiyel etkileri besin teknolojisinin “ilerlemelerinden” son derecede etkilenmektedir. Bu durum bizi açık ya da örtülü bir biçimde henüz etkileri büyük ölçüde bilinmeyen ve sayıca giderek artan kimyasal maddelere maruz bırakmaktadır.
ÇaÄŸdaÅŸ beslenmenin çok kötü olduÄŸu ve kötüleÅŸmeye devam ettiÄŸi bir sır deÄŸildir. Yüzyılın başından bu yana et, süt ürünleri, rafine ÅŸeker ve iÅŸlem görmüş besinlerin tüketimi belirgin ölçüde artarken, taze meyve ve sebze, süt ve tahıl tüketimi azalmıştır. YaÄŸ ve ÅŸeker bakımından zengin, kalori içeriÄŸi yüksek, ama posa bakımından yetersiz bir beslenmenin ÅŸu ya da bu biçimde büyük bölümümüzü etkileyen ya da etkileyecek olan dejeneratif (yıkıcı) hastalıkların ve kanserin adeta salgın halinde ortaya çıkmasına yol açtığı söylenebilir. Bu hastalıklar yaÄŸ oram düşük ve posa oram yüksek bir beslenmenin geçerli olduÄŸu toplumlarda daha az görülmektedir. Bu ülkelere örnek olarak Japonya gösterilebilir. Ama Japonya’da da Batılı beslenme alışkanlıkları giderek daha fazla benimsenmektedir.
Beslenme ile tümörler arasındaki iliÅŸki elbette açık ve kesin deÄŸildir. Çünkü bir tümörün geliÅŸmesi uzun yıllar alabilir ve deÄŸiÅŸik nedenlerden kaynaklanabilir. Besin bileÅŸikleri ile kanser riski arasındaki baÄŸlantı büyük bir olasılıkla hiçbir zaman tam aydınlanlamayacaktır. Ama eldeki bilgiler çerçevesinde beslenme alışkanlığına yararlı görünen bazı deÄŸiÅŸiklikler getirilebilir. Kadınlardaki tümörlerin yüzde’ 60′in in ve erkeklerdeki tümörlerin yüzde 40′ının beslenmeyle ilgili nedenlere baÄŸlandığı ve örneÄŸin ABD’deki tümörlerin üçte birinin beslenme alışkanlığındaki titiz deÄŸiÅŸikliklerle önlenebildiÄŸi göz önünde tutulursa beslenme alışkanlıklarının kanserdeki önemi daha iyi anlaşılır.
Doğru bir beslenmede özellikle aşağıdaki besin gruplarına ağırlık verilmelidir.
•   Beyaz et – Protein gereksinimini karşılamak için daha çok tavuk ve hindi gibi yaÄŸ oranı düşük etler yenmelidir. Bu arada yaÄŸ bakımından zengin olan deri her zaman çıkarılmalıdır.
•   Balık – Balıkların büyük bölümü saÄŸlığa çok uygun besin maddeleridir. Bu özelliÄŸi taşımayan bazı balıklar da vardır. ÖrneÄŸin ringa, somon ve yumuÅŸakçalar çok yaÄŸ ve kolesterol içerdikleri için çok az tüketilmelidir. Tatü su balıklanna çoÄŸunlukla yüksek miktarda kanserojen madde bulaÅŸtığı ve dolayısıyla bunların aşırı tüketiminden kaçınmak gerektiÄŸi unutulmamalıdır.
•   YeÅŸillik (sebze) – Günlük beslenmede sebzelerin miktarını ve türlerini artırmak temel bir önem taşımaktadır. Özellikle büyük oranda A, C ve E vitamini ile mineraller içeren koyu yeÅŸil yapraklı ya da sarı özlü sebzeleri tüketmek gerekir.
Örneğin karbonhidrat, B vitarnini kompleksi ve mineraller almak için patates tüketilebilir. Soya kusursuz bir protein, A vitarnini, B vitaminleri kompleksi ve mineral (özellikle kalsiyum) kaynağıdır. Patates ayrıca proteaz inhibitörleri olarak bilinen kanser önleyici kimyasal maddeleri içerir. Havuç, A vitamininin ön maddesi olan betakarotenin en bol olduğu sebzedir. Betakaroten oksidasyonu engelleyen ve kanser yapıcı etkisi olan tehlikeli maddeleri yok eden en etkili araçlardan biridir. Sebzeler besin posasının yetkin bir kaynağıdır. Çiğ ya da pişmiş olarak yenmeleri önemli değildir.
•   Meyve – Meyve türlerinin tüketimini de artırmak gerekir. Çünkü meyveler de sebzeler gibi birçok besleyici madde içerirler; kalori içerikleri düşük, posa oranları ise yüksektir. Meyve ve sebze sulan besleyici maddelerin büyük bölümünü verirler, ama ürünün bütününde bulunan posadan yoksundurlar.
•   Tahıl – B ve E vitaminleri ile posa gibi besleyicilerin yetkin bir kaynağı olan tahıllar ve özellikle kepekli buÄŸday ya da yalnızca kepek büyük ölçüde alınmalıdır. Pirinç de yüksek miktarda kompleks karbonhidrat içerir.
•   KaraciÄŸer – İlginç bir besin olan karaciÄŸer hem yararlı, hem de kısıtlanması gerekli besinler grubunda yer alır. A ve B vitaminlerinin en zengin kaynaklarından biri olarak belirgin kanser önleyici özellikleri vardır, ama çok kolesterol içerdiÄŸinden tüketimi sınırlı bir düzeyde (ayda bir ya da iki kez) tutulmalıdır. Aşın ölçüde yaÄŸ içeren ciÄŸer ezmesinden sakınmak gerekir.

