<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar &#187; Çocuk Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/cocuk-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik-dunyasi.net</link>
	<description>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2009 13:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çocuklarda Baş Ağrısı</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[baş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=523</guid>
		<description><![CDATA[


Çocuklarda baş ağrısı küçümsenmemesi gereken bir sorundur. Uygun tedavi baş ağrısı nöbetlerinin hafiflemesini ya da tümüyle geçmesini, böylece çocuğun Herki yaşamında rahat etmesini sağlar.
Çocuklarda baş ağrısı, yeterince tanınmayan ve genellikle küçümsenen bir sorundur. Oysa, önem verilmesini gerektiren birçok neden vardır.
1)    Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrısına oldukça sık rastlanır. Son yıllarda yapılan bir araştırma, İlkokul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a> küçümsenmemesi gereken bir sorundur. Uygun tedavi <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a> nöbetlerinin hafiflemesini ya da tümüyle geçmesini, böylece çocuğun Herki yaşamında rahat etmesini sağlar.</p>
<p>Çocuklarda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bas-agrisi" >baş ağrısı</a>, yeterince tanınmayan ve genellikle küçümsenen bir sorundur. Oysa, önem verilmesini gerektiren birçok neden vardır.<br />
1)    Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrısına oldukça sık rastlanır. Son yıllarda yapılan bir araştırma, İlkokul çocuklarının yüzde 62&#8217;sinin baş ağrısı çektiğini ortaya koymuştur. Bu oran 11-12 yaş grubunda yüzde 77&#8242;ye, ortaokul öğrencilerinde ise yüzde 82&#8242;ye ulaşmak&#8217; tadır.<br />
2)    Çocukta baş ağnsı önemli bir rahatsızlığa neden olur; çocuğun oyundan zevk almaşım engeller ve okula devamlılığını etkiler. İlkokul çocuklarının yüzde 5&#8242;i yıl boyunca en az bir kez baş ağrısı nedeniyle okula gidemez; bu oran ortaokul öğrencilerinde yüzde 23&#8242;e yükselir.<br />
3)    Çocukluk çağında baş ağnsı ya da <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/migren" >migren</a> nöbetleri çekenlerde bu durum erişkin yaşlarda da sürer.<br />
4)    Çocukluk çağmda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/migren" >migren</a> nöbetinin ortaya çıkmasını engelleyen ilaç kullanılırsa, nöbetlerin sıklığının önemli ölçüde azaldığı ya da tümüyle ortadan kalktığı saptanmıştır; koruyucu tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuçlar o ölçüde başarılı olur.</p>
<p>Baş ağrısı ortaya çıktığında öncelikle &#8220;nedeni bilinmeyen birincil baş ağrısı&#8221; ile &#8220;organik bir nedene bağlı ikincil baş ağrısı&#8221; arasında ayrım yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocuklarda-bas-agrisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşitme Engelli Çocuklarda Eğitim</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:55:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[işitme engelli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=521</guid>
		<description><![CDATA[İşitme engelli çocuklar normal okulların özel sınıflarında ya da bu tür çocuklar için açılmış özel kurumlarda öğrenim görebilirler.
Uzmanlaşmış öğretmenler işitme aygıtlarının kullamlması konusunda bilgi verir, dudak hareketlerim okumasını öğretir ve sağlanan ilerlemeleri değerlendirirler. Ağır derecede işitme engelli çocukların normal bir sınıfın gürültüsü içinde işitme aygıtım kullanmaları çok güçtür.
Modem eğitim sisteminde sözlü yöntemlere olabildiğince çok ağırlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme engelli çocuklar normal okulların özel sınıflarında ya da bu tür çocuklar için açılmış özel kurumlarda öğrenim görebilirler.<br />
Uzmanlaşmış öğretmenler işitme aygıtlarının kullamlması konusunda bilgi verir, dudak hareketlerim okumasını öğretir ve sağlanan ilerlemeleri değerlendirirler. Ağır derecede <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/isitme-engelli-cocuk" >işitme engelli çocuk</a>ların normal bir sınıfın gürültüsü içinde işitme aygıtım kullanmaları çok güçtür.<br />
Modem <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/egitim" >eğitim</a> sisteminde sözlü yöntemlere olabildiğince çok ağırlık verilmektedir. Bu yöntemler kalan işitme gücünü ve işitme aygıtım kullanmasını öğrenen çocukta konuşmanın gelişmesine büyük ölçüde yardımcı olur. Buna karşılık mimik ve işaret dili gibi yollarla iletişim kurulması normal konuşmanın gelişmesini olumsuz etkiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/isitme-engelli-cocuklarda-egitim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Sağırlık Nasıl Fark Edilir?</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=519</guid>
		<description><![CDATA[İşitme yeteneğindeki bir bozukluğun erken fark edilmesi çok önemlidir. Böylece hemen tedaviye başlanabilir. Günümüzde gerek yardımcı işitme aygıtlarının (protez) kullanılması, gerekse konuşma bozukluğu olanlann eğitiminde uzmanlaşmış kişilerin (logopedist) yardımıyla çocuktaki eksiklikler neredeyse tümüyle giderilebilir. Ama bu önlemlerin alınabilmesi için sorunun çok erken fark edilmesi gerekir.
Günümüzde sağırlık tehlikesi yüksek olan, yani belirli nedenlere bağlı olarak işitme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme yeteneğindeki bir bozukluğun erken fark edilmesi çok önemlidir. Böylece hemen tedaviye başlanabilir. Günümüzde gerek yardımcı işitme aygıtlarının (protez) kullanılması, gerekse konuşma bozukluğu olanlann eğitiminde uzmanlaşmış kişilerin (logopedist) yardımıyla çocuktaki eksiklikler neredeyse tümüyle giderilebilir. Ama bu önlemlerin alınabilmesi için sorunun çok erken fark edilmesi gerekir.<br />
Günümüzde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> tehlikesi yüksek olan, yani belirli nedenlere bağlı olarak işitme bozukluklarının daha kolay ortaya çıkabileceği bebeklerin ayni edilmesini sağlayan bazı ölçütler vardır.<br />
Bu ölçütleri anne babalar da iyi bilmelidir. Böylece çocuklarım kontrol edebilir ve tam koyulması gerektiğinde, uzmana değerli bir yardımda bulunabilirler. Göz önüne almması gereken noktalar şunlardır:</p>
<p>•    Ailede doğumsal <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> olgularının bulunması.<br />
•    Gebelik sırasında annenin kızamıkçık, toksoplazmoz ya da herpes enfeksiyonu geçirmesi.<br />
•    Yenidoğanın yüzünde, damağında ya da dış kulaklarında biçim bozuklukları görülmesi.<br />
•    Bebeğin 1,5 kg&#8217;den düşük ağırlıkta doğması.<br />
•    Doğumda kandaki bilirubin cranının aşırı yüksek olması.<br />
•    Yenidoğanın bakteri kökenli menenjit geçirmesi.<br />
•    Doğum sırasında bebeğin çok fazla oksijensiz kalması.<br />
Bu koşullardan herhangi birinin varlığında bebeğin uzman bir hekime gösterilmesi gerekir. Ayrıca bebek normal görünse bile, işitme yeteneğini değerlendirmek için bazı basit kontrollann yapılmasında yarar vardır.</p>
<p>Bebek 2-3 aylıkken çevresindeki ani seslere normal olarak tepki gösterir. Bu gibi durumlarda irkilip irkilmediğine. dikkat etmek gerekir. Aynca zil, çıngırak, çan gibi nesnelerle ses çıkanlarak bu görüntülere gösterdiği tepki izlenir. Eğer işitme yeteneği normalse, bebek başını sesin geldiği yöne çevirecektir.</p>
<p>Sonraki aylarda anne baba ses çıkarmaya başlayıp başlamadığına ve değişik seslere nasıl tepki verdiğine dikkat etmelidir.<br />
Bebeğin en azından yatar konumda sesin geliş yönünü ayırt edip edemediğini saptamak için şöyle bir yöntem uygulanabilir Anne bebeği kucağında tutarken, ikinci bir kişi bebeğin dikkatini çekmek üzere karşısına&#8221; geçer; üçüncü bir kişi de annenin hemen arkasında durarak değişik sıklık ve şiddette bazen sağ, bazen sol tarafta sesler çıkarır. İşitme yeteneği normal olan bir çocuk başını sesin geldiği tarafa, yani sağa ya da sola çevirecektir.<br />
Üç yaşma yaklaşan çocuklarda deneme daha basittir. Çocuğa &#8220;Adın ne?&#8221; gibi sorular yöneltilir ya da &#8220;Bu oyuncağı al!&#8221;, &#8220;Elini kaldır!&#8221; gibi emirler verilir.<br />
Daha büyük çocukların Önce sağ kulağına, sonra sol kulağma basit cümleler fısıldanarak ne kadar hızlı tepki gösterdiğine bakılır.<br />
Bu denemeler yapılırken çocuğun işitmesini zorlaştıracak herhangi bir engel olmamalıdır. Örneğin kulak kiri, kulak iltihabı, soğuk algınlığı, kısaca ağız ve kulakları etkileyen bütün hastalıklar engel oluşturabilir. Eğer çocuk yapılan basit denemelerde yetersiz tepki verirse, hemen bir uzmana başvurmak gerekir. Yoksa işitme kusurunu azaltma ya da giderme olanağı bulunmayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik-nasil-fark-edilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukta Sağırlık</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 23:50:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[işitme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[kulak burun boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=517</guid>
		<description><![CDATA[İşitme bozuklukları erken fark edilmezse bütün yaşam boyunca sürebilir ve çocuğun zihinsel gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra odyometri testleri uygulanmalı ve anne baba en ufak bir kuşku duyduklarında bir uzmana başvurmalıdır.
Işitemeyen bir çocuk ne konuşmayı öğrenebilir, ne de normal toplumsal ilişkiler geliştirebilir. Her bin yenidoğandan 1-2&#8217;sinde sağırlık sorunu vardır. Bebeklerdeki sağırlıklar doğumsal olabileceği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşitme bozuklukları erken fark edilmezse bütün yaşam boyunca sürebilir ve çocuğun zihinsel gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle doğumdan hemen sonra odyometri testleri uygulanmalı ve anne baba en ufak bir kuşku duyduklarında bir uzmana başvurmalıdır.</p>
<p>Işitemeyen bir çocuk ne konuşmayı öğrenebilir, ne de normal toplumsal ilişkiler geliştirebilir. Her bin yenidoğandan 1-2&#8217;sinde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a> sorunu vardır. Bebeklerdeki <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a>lar doğumsal olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Doğumsal <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sagirlik" >sağırlık</a>lara yol açan nedenler şunlardır:<br />
•    Kalıtsal bozukluklara bağlı genetik özellikler.<br />
•    Doğum öncesinde, yani gebelik döneminde geçirilen kızamıkçık gibi virüs enfeksiyonları ya da etene engelini aşan talidomit gibi ilaçlar.<br />
•    Doğum anında, hemen öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkan olumsuz gelişmeler.<br />
Yaşamın daha sonraki yıllarında sağırlığın ortaya çıkması viral enfeksiyonlara, menenjite, kulağa zarar veren antibiyotiklere ya da başka maddelere bağlı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/belirtiler/cocukta-sagirlik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemik ve Eklemlerde Biçim Bozuklukları</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kemik-ve-eklemlerde-bicim-bozukluklari.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kemik-ve-eklemlerde-bicim-bozukluklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 22:03:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[biçim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eklem bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[İskelet Kas Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[kürek kemiği]]></category>
		<category><![CDATA[paramoffizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluk yıllarında oyun sırasındaki ve okul yaşantısındaki hatalı duruşlar, omurgayla öbür kemik ve eklemlerde biçim bozukluklarına yol açar. Erken tedavi ve uygun bedensel egzersizler bu bozuklukların kalıcılaşmasını engelleyebilir
Paramorfizm terimi vücudun biçim ve konumuyla ilgili hatalı tutum ve davranışlara bağlı olarak normal duruşu az ya, da çok bozan durumları kapsar. Bu durumlara örnek olarak kanatlı kürek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk yıllarında oyun sırasındaki ve okul yaşantısındaki hatalı duruşlar, omurgayla öbür kemik ve eklemlerde biçim bozukluklarına yol açar. Erken tedavi ve uygun bedensel egzersizler bu bozuklukların kalıcılaşmasını engelleyebilir</p>
<p>Paramorfizm terimi vücudun biçim ve konumuyla ilgili hatalı tutum ve davranışlara bağlı olarak normal duruşu az ya, da çok bozan durumları kapsar. Bu durumlara örnek olarak kanatlı kürek kemiği, düşük omuz ve sutta hafif kamburluk gösterilebilir. Hiç de ender olmayan bu durumlar, normalden bir sapma olmakla birlikte hastalık olarak değerlendirilmez. Daha çok kişinin alışkanlık haline getirdiği duruş biçiminin olağan görünümleri olarak kabul edilir. Paramorfizmler genellikle iskelet sisteminin uyumunu ve gelişimini bozan, ama yapısal lezyonlara neden olmayan basit değişiklikler olarak tanımlanabilir. Bunlar hafif kusurlardır, ama zamanında belirlenip tedavi edilmezlerse gerçek biçim bozukluklarına neden olabilirler. Bazı işlevsel azalmalara yol açan ağır paramorfizmler de vardır. Örneğin, köprücük kemiği ve kürek kemiğinden oluşan omuz kemerindeki <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/paramoffizm" >paramoffizm</a>de, gövdenin ve omuzların hatalı duruşunun yanı sıra solunum kaslarında bir erime de ortaya çıkabilir. Gövdedeki <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/bicim-bozuklugu" >biçim bozukluğu</a> nedeniyle zaten var olan solunum yetmezliği daha da artar.</p>
<p>Çocuklarda ayakla ilgili biçim bozuklukları sık görülür. Kalıcı hale gelmeden ve yürümeyi etkilemeden önce belirlenmeleri gerekir. Biçim bozukluklarının önlenmesinde beslenme, spor ve sağlıklı ruhsal gelişme çok önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kemik-ve-eklemlerde-bicim-bozukluklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Solucanları</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bagirsak-solucanlari.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bagirsak-solucanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 21:50:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak solucanı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Çocukta karın ağrısının bir nedeni de oksiyür (kılkurdu), tenya (şerit) gibi bağırsak solucanlarıdır. Ağrının yanı sıra makatta kaşıntı, geceleri huzursuzluk ve uykusuzluk, kız çocuklannda dış cinsel organ iltihabı ve beyaz akıntı da, daha çok bulunabilir. Bağırsak solucanları ağız yoluyla bulaştığından, daha çok taşlan,-toprağı ve kirli ellerini ağızlan-na sokan üç yaşından küçük çocuklarda görülür.
Oksiyürün saptanması oldukça [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukta <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/karin-agrisi" >karın ağrısı</a>nın bir nedeni de oksiyür (kılkurdu), tenya (şerit) gibi bağırsak solucanlarıdır. Ağrının yanı sıra makatta kaşıntı, geceleri huzursuzluk ve uykusuzluk, kız çocuklannda dış cinsel organ iltihabı ve beyaz akıntı da, daha çok bulunabilir. Bağırsak solucanları ağız yoluyla bulaştığından, daha çok taşlan,-toprağı ve kirli ellerini ağızlan-na sokan üç yaşından küçük çocuklarda görülür.<br />
Oksiyürün saptanması oldukça kolaydır; çocuğun dışkısı mikroskopta incelenir ve kurdun yumurtalarının görülmesiyle tam konur.</p>
<p>Tedavi için uygun ilacın bir defada verilmesi gerekir; genellikle ilaç 2-4 hafta sonra bir kez daha verilir. Çocuğun kesin olarak iyileşmesini sağlamak için ilaçla yetinmemek, bazı sağlık kurallarına kesin olarak uymak gerekir:<br />
•    Ailenin tüm bireyleri bir doz ilaç kullanmalıdır.<br />
•    Her dışkılamadan sonra eller ve tırnaklar yıkanmalıdır.<br />
•    Tırnaklar sık sık kesilmeli ve kemi-rilmemelidir.<br />
•    Solucanı taşıyan kişinin çamaşırlan, iç çamaşırlan, çarşaf ve havlulan sık sık değiştirilmeli ve yıkanmalıdır.<br />
•    Temizlik gereçleri, dezenfektanlarla derinlemesine temizlenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bagirsak-solucanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Karın Ağrısının Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/cocuklarda-karin-agrisinin-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/cocuklarda-karin-agrisinin-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 21:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[arın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[boşaltım sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Karın ağrısı daha önce hiç buna benzer bir yakınması olmayan çocuklarda aniden ortaya çıkabilir (akut ağn) ya da yineleyici olabilir ve çocuk belki de yüzlerce kez kann ağrısından yakınır (kronik ağrı).
Ağrı enfeksiyona bağlıysa, hemen her zaman kusma ve/ya da ishalle birlikte ortaya çıkar.
İdrar ve .dışkının görünümünü incelemek ve bunu hekime tanımlamak gerekir. Idrann rengi .çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karın ağrısı daha önce hiç buna benzer bir yakınması olmayan çocuklarda aniden ortaya çıkabilir (akut ağn) ya da yineleyici olabilir ve çocuk belki de yüzlerce kez kann ağrısından yakınır (kronik ağrı).<br />
Ağrı enfeksiyona bağlıysa, hemen her zaman kusma ve/ya da ishalle birlikte ortaya çıkar.<br />
İdrar ve .dışkının görünümünü incelemek ve bunu hekime tanımlamak gerekir. Idrann rengi .çok koyuysa, dışkı kanlı, sümüklü ya da sümükle kanşık kanlıysa alman bir örneğin hekime gösterilmesinde yarar vardır.<br />
Çocuk yakınmasını  düzgün ifade edecek kadar büyükse genellikle ağrının göbek çevresinde olduğunu söyler. Karnının başka bölgelerinin de ağrıdığını söylerse bunu hekime bildirmek gerekir.<br />
Dışkılamayla kaybolan gelip geçici bir ağrı sıklıkla kabızlığa bağlıdır; kronik kabızlığı olan çocukların karnı dışardan elle muayene edildiğinde büyük dışkı kütleleri hissedilebilir. Kabızlıkta ağrı, bağırsak duvarının gerilmesine ve çocuğun uzun süre bekleyerek kaülaşan dışkıyı dışarı çıkarabilmek için verdiği uğraş sonucu oluşan tahrişe bağlıdır.<br />
Bu tip çocuklarda beslenme düzenini değiştirmek, onlara bol bol sebze ve meyve yedirmek gerekir; bu basit önlemlerle kabızlık düzeltilebilir. Kabızlığın düzelmesiyle, ağrılar da ortadan kalkar.<br />
Karın ağrısı her türde bağırsak iltihabında da hemen her zaman kusma ve ishal ile birlikte görülür. Kabızlıkta olduğu gibi dışkılamadan sonra ağrı azalır. Bu durumda kusma ve ishalin neden olduğu sıvı ve tuz kaybının karşılanması için belli oranda tuz ve şeker katılmış bol su vermek ve mümkün olduğunca kısa süre içinde hekime başvurmak gerekir. Bağırsak iltihabı düzelince ağrı da kendiliğinden geçer, çocuğa özel bir ilaç verilmesi gerekmez. Bağırsak iltihabı genellikle virüs kökenlidir ve besin alımının durdurulması ve sulu besinlerin verilmesiyle kendiliğinden düzelir; ender olarak Salmonella ya da Camp-ylobacter gibi bakteriler de ishale neden olur. Bunun ayrımı ancak hekimin gerekli incelemeleri yapmasıyla mümkün olur.<br />
Hekim bakteri kökenli bağırsak iltihabından kuşkulanırsa dışkı kültürü yapılmalı ve dışkıda iltihaba yol açan özel mikropların üreyip üremediğine bakılmalıdır. Bazı durumlarda kültür için dışkı örneği alındıktan hemen sonra sonucu beklemeden antibiyotik tedavisine başlanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/cocuklarda-karin-agrisinin-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Karın Ağrısı ve Nedenleri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bebeklerde-karin-agrisi-ve-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bebeklerde-karin-agrisi-ve-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 21:44:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sindirim sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerde karın ağrısı genellikle kabızlık ya da basit bir sindirim bozukluğu gibi önemsiz bir sorundan kaynaklandığından hemen paniğe kapılmaya gerek yoktur.
Kann ağrısı çocukluk döneminde çok -sık rastlanan bir belirtidir; zaman zaman anne babanın paniğe kapılmasına neden olur/Bazen kann ağrısının altında oldukça ciddi bir neden yatar; bu durumda zaman geçirmeden bu nedenin belirlenmesi gerekir. Bu yüzden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/karin-agrisi" >karın ağrısı</a> genellikle kabızlık ya da basit bir <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/sindirim-bozuklugu" >sindirim bozukluğu</a> gibi önemsiz bir sorundan kaynaklandığından hemen paniğe kapılmaya gerek yoktur.</p>
<p>Kann ağrısı çocukluk döneminde çok -sık rastlanan bir belirtidir; zaman zaman anne babanın paniğe kapılmasına neden olur/Bazen kann ağrısının altında oldukça ciddi bir neden yatar; bu durumda zaman geçirmeden bu nedenin belirlenmesi gerekir. Bu yüzden kesinlikle göz ardı edilmemeli ve çocuk hekime götürülmelidir; hekimin de bu yakınmaları ciddiye alıp gerekli incelemeleri yapması gereklidir.</p>
<p>Çocukluk çağında kann ağrısına yol açan etkenler başlıca iki gruba ayrılır:<br />
1 &#8211; Organik kökenliler<br />
2- İşlevsel kökenliler.<br />
Organik kökenli kann ağnsı enfeksiyon hastalıktan, bağırsak düğümlenmesi gibi karın boşluğu içindeki bir yapısal bozukluktan kaynaklanır.<br />
İşlevsel kökenli kann ağrısı ise daha ileri yaşlarda (okulöncesi ya da okul çağı) ortaya çıkar; temelinde belirgin bir organik neden yoktur. Yineleyicidir, gelir gider, çocuğu fazla rahatsız etmez. Daha çok sinirli, huysuz çocuklarda görülür ve sıklıkla okulun bu belirtiyi ortaya çıkaran etken olduğu düşünülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/bebeklerde-karin-agrisi-ve-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlerde Biçim ve Düzen Bozukluğunun Nedenleri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Nov 2008 13:02:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[biçim bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çarpık dişler]]></category>
		<category><![CDATA[ortodontin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[Çocukta başın alt bölümüyle çok yalandan ilgili olan yüz kemiklerinin gelişimi, oldukça uzun bir süreç içinde tamamlanır. Ama gelişmenin hızlandığı zaman dilimleri de vardır. Yaşamın ilk üç yılı, yüz kemiklerinde gelişmenin hızlandığı evredir. Ergenlik evresinde de benzer bir hızlanma görülür. Ergenlik çağında, yani kızlarda 11-14, erkeklerde 13-18 yaş arasında yüzün gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Çene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukta başın alt bölümüyle çok yalandan ilgili olan yüz kemiklerinin gelişimi, oldukça uzun bir süreç içinde tamamlanır. Ama gelişmenin hızlandığı zaman dilimleri de vardır. Yaşamın ilk üç yılı, yüz kemiklerinde gelişmenin hızlandığı evredir. Ergenlik evresinde de benzer bir hızlanma görülür. Ergenlik çağında, yani kızlarda 11-14, erkeklerde 13-18 yaş arasında yüzün gelişimi büyük ölçüde tamamlanır. Çene kemiklerinin gelişme yönü aşağıya ve hafifçe öne doğrudur. Ama gelişme her zaman bütün kemiklerde eşit bir biçimde gerçekleşmez.<br />
Kalıtsal etkenler ve büyümenin karmaşık süreci bazı kemiklerin daha fazla, bazılarının da daha az büyümesine yol açabilir. Bu son derece karmaşık süreç sonunda, önceleri geçici, sonra kalıcı olan dişlerin de içinde bulunduğu, pek çok yapı bir arada gelişir. Gelişme normal seyrini izlerse bu yapılar arasındaki uyum korunur. Tersi durumda birçok sorunun ortaya çıkması kaçınılmazdır. Üst ve alt çene arasındaki uyum ve ilişki, geçici dişler ile bunları izleyen birkaç kalıcı diş çıktığında belirlenmeye başlar ve bütün kalıcı dişler tamamlandığında son halini alır.<br />
Gelişimin uyum içinde tamamlanması özellikle üst ve alt çene yayında bulunan dişlerin ilişkisine bağlıdır. Ağız kapalıyken her iki çene üstünde bulunan diş şurası incelenirse üstçene yayının alttakinden biraz daha büyük olduğu, üst kesicilerin alt kesicilerin biraz önünde bulunduğu görülür.<br />
Her iki diş sırasındaki bütün dişler ise birbirlerine değmektedir. Sütdişleri arasında bir miktar boşluk bulunması doğal ve sık görülen bir durumdur. Ama kalıcı dişler birbirine iyice kenetlenmiş olmalıdır. Bunun yanı sıra çene kemiğinin gelişiminde bir yetersizlik varsa, dişler düzgün olarak sıralanamazlar. Bu durum bazı koşullarda cerrahi girişim gerektirmekle birlikte, çoğu zaman ağzın normal işlevini engellemez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dislerde-bicim-ve-duzen-bozuklugunun-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Fırçası Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Nov 2008 21:42:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve diş bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[diş fırçası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[•    Diş fırçalamaya yeni başlayan çocukların fırçayı diş macunsuz ve hatta kuru olarak kullanmaları önerilir. Özellikle diş macununun köpüğü kılların konumunu ve hareketlerini görmeyi engeller.
•    Diş macunu ilk fırçalamadan sonra, bakımın tamamlanması ve kusursuz olması için kullanılmalıdır.
•    Dişler, bütün diş yüzeylerine ulaşılabilecek biçimde düzemi ve belirgin bir yöntem izlenerek fırçalanmalıdır.
•    Fırçalama sırasında ağız hafifçe açık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>•    Diş fırçalamaya yeni başlayan çocukların fırçayı diş macunsuz ve hatta kuru olarak kullanmaları önerilir. Özellikle diş macununun köpüğü kılların konumunu ve hareketlerini görmeyi engeller.<br />
•    Diş macunu ilk fırçalamadan sonra, bakımın tamamlanması ve kusursuz olması için kullanılmalıdır.<br />
•    Dişler, bütün diş yüzeylerine ulaşılabilecek biçimde düzemi ve belirgin bir yöntem izlenerek fırçalanmalıdır.<br />
•    Fırçalama sırasında ağız hafifçe açık tutulmalıdır. Üst dişler arkadan başlayıp öne doğru fırçalanmalı, önce dışa, sonra içe bakan yüzeyler, son olarak da çiğneme yüzeyleri temizlenmelidir. Bundan sonra alt dişler de aynı biçimde fırçalanarak temizlik tamamlanır.<br />
Diş çevresindeki hastalıklar, dişetlerinde oyuklar ve çekilmeler söz konusuysa dişetlerine fazla zarar vermeden plakları yok etmek için daha özenli olmak gerekir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/cocuk-sagligi/dis-fircasi-nasil-kullanilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
