<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar &#187; tümör</title>
	<atom:link href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglik-dunyasi.net</link>
	<description>cinsellik, hamilelik, şifa bitkileri, bel fıtığı, Hastalıklar</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Oct 2009 13:05:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Beyin Tümörleri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beyin-tumorleri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beyin-tumorleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 00:07:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[beyin tümörü]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[radyoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=531</guid>
		<description><![CDATA[


Çocuklarda önemli bir ölüm nedeni olan beyin tümörleri genellikle başlangıçta belirti vermez. Tedavide cerrahi girişim ve radyoterapiden yararlanılır, ama bugüne değin elde edilen sonuçlar yüz güldürücü değildir.
Bir yaşından büyük çocuklarda beyin tümörleri trafik kazaları, lösemiler ve enfeksiyon hastalıklarından sonra en sık rastlanan ölüm nedenidir. Lösemiler ve beyin tümörleri çocukluk çağında en sık ortaya çıkan kötü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda önemli bir ölüm nedeni olan beyin <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>leri genellikle başlangıçta belirti vermez. Tedavide cerrahi girişim ve <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/radyoterapi" >radyoterapi</a>den yararlanılır, ama bugüne değin elde edilen sonuçlar yüz güldürücü değildir.</p>
<p>Bir yaşından büyük çocuklarda beyin <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>leri trafik kazaları, lösemiler ve enfeksiyon hastalıklarından sonra en sık rastlanan ölüm nedenidir. Lösemiler ve beyin <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>leri çocukluk çağında en sık ortaya çıkan kötü huylu hastalıklardır.<br />
Çocukluk tümörleri nedenlerine, hücresel yapılarına ve yol açtıkları klinik tabloya göre yaşamın ilk iki aymda ortaya çıkanlar, 1-2 yaşlarında ortaya çıkanlar ve 16 yaşına değin ortaya-çıkan-lar olmak üzere üçe ayrılır. İlk dönemdeki tümörlerin genellikle doğuştan geldiği kabul edilirse de bu konuda görüş birliği yoktur.<br />
Yaşamın ilk iki aymda beyin tümörlerine çok ender rastlanır; bunlar çocukluk çağı beyin tümörlerinin yalnızca yüzde 1,5&#8242;ini oluşturur.<br />
Çocuklarda beyin tümörlerinin en fazla görüldüğü dönem 5-9 yaş arası, en sık görüldüğü yer de artkafa çukurudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beyin-tumorleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanserin Besinle Önlenmesi</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kanserin-besinle-onlenmesi.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kanserin-besinle-onlenmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 18:33:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=213</guid>
		<description><![CDATA[Son iki yüzyıl boyunca Batılı toplumların beslenme alışkanlığında meydana gelen değişiklikler son bin yıldakinden çok daha fazladır. Çağdaş beslenmenin potansiyel etkileri besin teknolojisinin &#8220;ilerlemelerinden&#8221; son derecede etkilenmektedir. Bu durum bizi açık ya da örtülü bir biçimde henüz etkileri büyük ölçüde bilinmeyen ve sayıca giderek artan kimyasal maddelere maruz bırakmaktadır.
Çağdaş beslenmenin çok kötü olduğu ve kötüleşmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/beslenme-kanser.jpg" ><img class="alignleft size-medium wp-image-214" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="beslenme-kanser" src="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/beslenme-kanser.jpg" alt="" width="211" height="150" /></a>Son iki yüzyıl boyunca Batılı toplumların <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a> alışkanlığında meydana gelen değişiklikler son bin yıldakinden çok daha fazladır. Çağdaş <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a>nin potansiyel etkileri besin teknolojisinin &#8220;ilerlemelerinden&#8221; son derecede etkilenmektedir. Bu durum bizi açık ya da örtülü bir biçimde henüz etkileri büyük ölçüde bilinmeyen ve sayıca giderek artan kimyasal maddelere maruz bırakmaktadır.<br />
Çağdaş beslenmenin çok kötü olduğu ve kötüleşmeye devam ettiği bir sır değildir. Yüzyılın başından bu yana et, süt ürünleri, rafine şeker ve işlem görmüş besinlerin tüketimi belirgin ölçüde artarken, taze meyve ve sebze, süt ve tahıl tüketimi azalmıştır. Yağ ve şeker bakımından zengin, kalori içeriği yüksek, ama posa bakımından yetersiz bir beslenmenin şu ya da bu biçimde büyük bölümümüzü etkileyen ya da etkileyecek olan dejeneratif (yıkıcı) hastalıkların ve <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>in adeta salgın halinde ortaya çıkmasına yol açtığı söylenebilir. Bu hastalıklar yağ oram düşük ve posa oram yüksek bir <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a>nin geçerli olduğu toplumlarda daha az görülmektedir. Bu ülkelere örnek olarak Japonya gösterilebilir. Ama Japonya&#8217;da da Batılı beslenme alışkanlıkları giderek daha fazla benimsenmektedir.<br />
<a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >Beslenme</a> ile tümörler arasındaki ilişki elbette açık ve kesin değildir. Çünkü bir tümörün gelişmesi uzun yıllar alabilir ve değişik nedenlerden kaynaklanabilir. Besin bileşikleri ile <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a> riski arasındaki bağlantı büyük bir olasılıkla hiçbir zaman tam aydınlanlamayacaktır. Ama eldeki bilgiler çerçevesinde beslenme alışkanlığına yararlı görünen bazı değişiklikler getirilebilir. Kadınlardaki tümörlerin yüzde&#8217; 60&#8242;in in ve erkeklerdeki tümörlerin yüzde 40&#8242;ının beslenmeyle ilgili nedenlere bağlandığı ve örneğin ABD&#8217;deki tümörlerin üçte birinin beslenme alışkanlığındaki titiz değişikliklerle önlenebildiği göz önünde tutulursa beslenme alışkanlıklarının <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>deki önemi daha iyi anlaşılır.</p>
<p>Doğru bir beslenmede özellikle aşağıdaki besin gruplarına ağırlık verilmelidir.</p>
<p>•    <strong>Beyaz et</strong> &#8211; Protein gereksinimini karşılamak için daha çok tavuk ve hindi gibi yağ oranı düşük etler yenmelidir. Bu arada yağ bakımından zengin olan deri her zaman çıkarılmalıdır.<br />
•    <strong>Balık</strong> &#8211; Balıkların büyük bölümü sağlığa çok uygun besin maddeleridir. Bu özelliği taşımayan bazı balıklar da vardır. Örneğin ringa, somon ve yumuşakçalar çok yağ ve kolesterol içerdikleri için çok az tüketilmelidir. Tatü su balıklanna çoğunlukla yüksek miktarda kanserojen madde bulaştığı ve dolayısıyla bunların aşırı tüketiminden kaçınmak gerektiği unutulmamalıdır.<br />
•    <strong>Yeşillik (sebze)</strong> &#8211; Günlük beslenmede sebzelerin miktarını ve türlerini artırmak temel bir önem taşımaktadır. Özellikle büyük oranda A, C ve E vitamini ile mineraller içeren koyu yeşil yapraklı ya da sarı özlü sebzeleri tüketmek gerekir.<br />
Örneğin karbonhidrat, B vitarnini kompleksi ve mineraller almak için patates tüketilebilir. Soya kusursuz bir protein, A vitarnini, B vitaminleri kompleksi ve mineral (özellikle kalsiyum) kaynağıdır. Patates ayrıca proteaz inhibitörleri olarak bilinen kanser önleyici kimyasal maddeleri içerir. Havuç, A vitamininin ön maddesi olan betakarotenin en bol olduğu sebzedir. Betakaroten oksidasyonu engelleyen ve kanser yapıcı etkisi olan tehlikeli maddeleri yok eden en etkili araçlardan biridir. Sebzeler besin posasının yetkin bir kaynağıdır. Çiğ ya da pişmiş olarak yenmeleri önemli değildir.<br />
•    <strong>Meyve</strong> &#8211; Meyve türlerinin tüketimini de artırmak gerekir. Çünkü meyveler de sebzeler gibi birçok besleyici madde içerirler; kalori içerikleri düşük, posa oranları ise yüksektir. Meyve ve sebze sulan besleyici maddelerin büyük bölümünü verirler, ama ürünün bütününde bulunan posadan yoksundurlar.<br />
•    <strong>Tahıl</strong> &#8211; B ve E vitaminleri ile posa gibi besleyicilerin yetkin bir kaynağı olan tahıllar ve özellikle kepekli buğday ya da yalnızca kepek büyük ölçüde alınmalıdır. Pirinç de yüksek miktarda kompleks karbonhidrat içerir.<br />
•    <strong>Karaciğer</strong> &#8211; İlginç bir besin olan karaciğer hem yararlı, hem de kısıtlanması gerekli besinler grubunda yer alır. A ve B vitaminlerinin en zengin kaynaklarından biri olarak belirgin kanser önleyici özellikleri vardır, ama çok kolesterol içerdiğinden tüketimi sınırlı bir düzeyde (ayda bir ya da iki kez) tutulmalıdır. Aşın ölçüde yağ içeren ciğer ezmesinden sakınmak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/kanserin-besinle-onlenmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkol ve Tümörler</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/alkol-ve-tumorler.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/alkol-ve-tumorler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 18:26:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[belirtieler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=210</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de alkol tüketimi dünya ortalamasının altındadır. Ama piyasa araştırmaları ve istatistikler alkol tüketimi düzeyinin gittikçe yükseldiğini göstermektedir. Bir başka çarpıcı ve düşündürücü nokta, alkole başlama yaşının gittikçe düşmesidir. Yani gençler arasında alkol tüketiminde bir artış söz konusudur. Dolayısıyla karaciğer sirozu ile ağız boşluğu ve yutak, yemek borusu, gırtlak ve karaciğer tümörleri gibi alkole bağlı önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/alkol-kanser.jpg" ><img class="alignleft size-medium wp-image-211" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" title="alkol ve tümörler" src="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/alkol-kanser.jpg" alt="" width="207" height="207" /></a>Türkiye&#8217;de <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/alkol" >alkol</a> tüketimi dünya ortalamasının altındadır. Ama piyasa araştırmaları ve istatistikler <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/alkol" >alkol</a> tüketimi düzeyinin gittikçe yükseldiğini göstermektedir. Bir başka çarpıcı ve düşündürücü nokta, <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/alkol" >alkol</a>e başlama yaşının gittikçe düşmesidir. Yani gençler arasında <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/alkol" >alkol</a> tüketiminde bir artış söz konusudur. Dolayısıyla karaciğer sirozu ile ağız boşluğu ve yutak, yemek borusu, gırtlak ve karaciğer tümörleri gibi alkole bağlı önemli patolojilerin son yıllarda büyük ölçüde artmış olması şaşırtıcı değildir. Erkeklerde genel artış ağız boşluğu ve yutak tümörlerinde yüzde 25, yemek borusu tümörlerinde yüzde 22, gırtlak tümörlerinde yüzde 63, karaciğer tümörlerinde ise neredeyse yüzde 200&#8242;dür. Alkolle ilişkili olduğu ileri sürülmüş ama henüz kanıtlanamamış meme karsinomu ve öbür tümörler bir yana bırakılsa bile, <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>e bağlı toplam ölümlerde sayılan dört <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>ün payı yüzde 8&#8242;i aşmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/alkol-ve-tumorler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemek Borusu Kanseri</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/yemek-borusu-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/yemek-borusu-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 17:39:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[Hem kadınlar, hem de erkekler açısından yemek borusu kanseri tümöre bağlı ölüm nedenleri arasında yedinci sırayı almaktadır. Günümüzde bu kanserin görülme sıklığı hafifçe azalma eğilimi göstermektedir.
Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da alkol ve tütün yemek borusu kanserini kolaylaştırıcı etmenler sayılmaktadır. Türkiye&#8217;de ise sıcak çay içme ve yiyecekleri çok sıcak tüketme alışkanlığının başlıca rolü oynadığı belirtilmektedir. Başta Erzurum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/yemek-borusu-kanseri.jpg" ><img class="alignleft size-medium wp-image-195" title="Yemek Borusu Kanseri" src="http://www.saglik-dunyasi.net/wp-content/uploads/2008/10/yemek-borusu-kanseri-154x300.jpg" alt="" width="167" height="323" /></a>Hem kadınlar, hem de erkekler açısından <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/yemek-borusu-kanseri" >yemek borusu kanseri</a> tümöre bağlı ölüm nedenleri arasında yedinci sırayı almaktadır. Günümüzde bu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>in görülme sıklığı hafifçe azalma eğilimi göstermektedir.<br />
Avrupa ve Kuzey Amerika&#8217;da alkol ve tütün yemek borusu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>ini kolaylaştırıcı etmenler sayılmaktadır. Türkiye&#8217;de ise sıcak çay içme ve yiyecekleri çok sıcak tüketme alışkanlığının başlıca rolü oynadığı belirtilmektedir. Başta Erzurum ve Kars olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde yemek borusu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>ine öbür bölgelere göre daha sık rastlanmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde, özellikle Çin, ban, Hindistan gibi <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>ün çok yaygın olduğu ülkelerde bazı vitamin ve minerallerin eksikliğinin, özellikle hayvansal proteinlerin eksikliği de söz konusu olduğunda yemek borusu kanserinin gelişimini kolaylaştırdığı sanılmaktadır. A vitamini, riboflavin (B vitamini), C vitamini ve E vitamini eksikliklerinin Kuzey Çin&#8217;de çok yüksek olan <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a> sıklığında rol oynadığı sanılmaktadır. Buna karşılık İran&#8217;da çinko, selenyum ve molibden gibi minerallerin eksikliği daha önemli görünmektedir.<br />
Birçok deneysel çalışma sonucunda riboflavin, nikotinik asit, A ve E vitaminleri bakımından eksik beslenen hayvanların, kanser yapıcı maddelerin etkisine daha fazla açık oldukları kanıtlanmıştır. Özellikle babun türü maymunlarda riboflavin eksikliği yemek borusu iltihabı ve papillomlara (epitelde gelişen iyi huylu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>) yol açmaktadır. Buna karşılık farelerde beslenmeye A vitamini ve çinko eklendiğinde, nitrozaminin kanser yapıcı etkisinin ortadan kalktığı kanıtlanmış bulunmaktadır.<br />
Ama insanlarda bu maddelerin tek basma koruyucu olduklarım iddia etmek olanaklı değildir. Çünkü bir yıldan uzun bir süre boyunca besinlerine riboflavin, A vitamini ve çinko ekleyerek tedavi edilen kişilerde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a> öncesi lezyonlarda bir azalma saptanmamıştır.<br />
Kanser yapıcı etkisi kesin olarak kanıtlanmış bir besin maddesi henüz belirlenmemiştir. Ama nitrozaminin kanser yapıcı etkisi kesin biçimde kanıtlanmıştır. Zulu halkının besin maddesi olarak kullandığı Bidens pilosa yapraklarının da kanser yapıcı oldukları iddia edilmektedir. Haşhaş kullanımının yemek borusu hareketlerini azaltarak kanser yapıcı etkiyi kolaylaştırabileceğini de belirtmek gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/yemek-borusu-kanseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beslenmenin Kanser Oluşumu Üzerinde Etki Mekanizması</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenmenin-kanser-olusumu-uzerinde-etki-mekanizmasi.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenmenin-kanser-olusumu-uzerinde-etki-mekanizmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 17:31:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Beslenmenin kanser oluşumu üzerinde etkili olmasına yol açan mekanizmalar değişiktir. Her şeyden önce şişman kişiler tümör oluşumuna genellikle daha yatkındır. Bu durum göz önüne alındığında, beslenmenin kalori içeriğinin önemli bir etmen olduğu anlaşılır. Diyetin içerdiği besinlerle tümör oluşumu arasındaki sıkı bağlantı iki mekanizmayla açıklanabilir: Yağ bakımından zengin beslenmeyle bazı tümörlerin (prostat, meme ve kalınbağırsak) sıklığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beslenmenin kanser oluşumu üzerinde etkili olmasına yol açan mekanizmalar değişiktir. Her şeyden önce şişman kişiler <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a> oluşumuna genellikle daha yatkındır. Bu durum göz önüne alındığında, <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a>nin kalori içeriğinin önemli bir etmen olduğu anlaşılır. <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/diyet" >Diyet</a>in içerdiği besinlerle tümör oluşumu arasındaki sıkı bağlantı iki mekanizmayla açıklanabilir: Yağ bakımından zengin beslenmeyle bazı tümörlerin (prostat, meme ve kalınbağırsak) sıklığı arasında doğrudan bir ilişki vardır ya da yağ içeriği zengin <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/diyet" >diyet</a>lerin bağırsak <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>inde koruyucu etkisi olan posalı besinlere daha az yer vermesi <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a> oluşumu sıklığını artırır. Besleyici maddelerin kaynağı göz önüne alındığında, Batılı ülkelerin <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a> biçiminde genelde kalori alımının yüzde 40-44&#8242;ünün yağlardan, ağırlıklı olarak da et kökenli doymuş yağlardan oluşması anlamlı bir veridir. Oysa Japonya&#8217;da bu oran yüzde 12&#8242;yi aşmaz ve alman yağlar ağırlıklı olarak doymamış tiptedir.<br />
Bu durum Batı dünyasında kalınbağırsak <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>i sıklığının Japonya&#8217;ya göre daha yüksek olmasını açıklamaktadır. Posalı yiyeceklerin bilinen koruyucu etkisi yalnızca alman posa miktarına değil, tipine de bağlıdır. Posalı yiyecek tüketiminin düşük olduğu Batılı ülkelerde, posa daha çok mayalanabilen meyve ve yeşillikten elde edilir. Oysa gelişmekte olan ülkelerin halkları posa bakımından daha zengin besinlerle beslenirler. Ayrıca posanın önemli bir bölümü daha az mayalanan tahıllardan alınır. Kalınbağırsak <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>inin gelişimine karşı yalnızca az mayalanan tahıl posalarının koruyucu bir rol oynadıkları sanılmaktadır. Öte yandan üretim, saklama ve tüketim aşamalarındaki işlemler sırasında besinlere önemli ölçüde mikroorganizma bulaşabilmektedir. Bu nedenle günümüzde piyasada satılan gıda ürünlerinin büyük bölümü ışınlama, kurutma, dondurma, ısıtma ve koruyucu renk ya da tat verici kimyasal maddelerin eklenmesi gibi işlemlerden geçmiştir.<br />
Kanser yapıcı etkisi olan aflatoksin-, Aspergillus flavus adlı mantarın ürettiği ve besinlerde kendiliğinden üreyebilen bir maddedir. Aflatoksin birçok Üçüncü Dünya ülkesinde karaciğer kanserine yol açmaktadır.<br />
Son olarak temel besleyici maddelerin eksikliği <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a> oluşumunu kolaylaştırabilir. Birçok vitaminin (A, C, E) ve mineralin (selenyum, çinko ve molibden) kansere karşı koruyucu rol oynadıkları öne sürülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenmenin-kanser-olusumu-uzerinde-etki-mekanizmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Beslenme ve Tümörler</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/turkiyede-beslenme-ve-tumorler.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/turkiyede-beslenme-ve-tumorler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 17:27:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Beslenmenin birincil ya da en azından belirgin bir rol oynadığı kanser türleri Türkiye&#8217;de coğrafi bölgelere göre ilginç dağılımlar göstermektedir. Yemek borusu kanserleri başta Erzurum ve Kars olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde daha yaygındır. Bunun en önde gelen nedeni soğuk havalardan dolayı bölge halkının sıcak çayı çok fazla miktarda tüketmesidir. Bütün sıcak içecek ve yiyecekler yemek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >Beslenme</a>nin birincil ya da en azından belirgin bir rol oynadığı kanser türleri Türkiye&#8217;de coğrafi bölgelere göre ilginç dağılımlar göstermektedir. Yemek borusu kanserleri başta Erzurum ve Kars olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde daha yaygındır. Bunun en önde gelen nedeni soğuk havalardan dolayı bölge halkının sıcak çayı çok fazla miktarda tüketmesidir. Bütün sıcak içecek ve yiyecekler yemek borusunun yüzeysel katmam üzerinde tahriş edici bir rol oynar. Mide <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>ine ise en sık Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde rastlanmaktadır. Epidemiyolojik araştırmalar yağ, taze sebze ve meyve bakımından yetersiz, ama karbonhidrat bakımından zengin diyetlerle beslenen bölgelerde mide <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>i oranının yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. A ve C vitamini bakımından yetersiz bir diyetle beslenildiğinde, yeterli kalori alınsa bile hücreler ve dokular yeterli düzeyde işlev göremez. Bu nedenle bol miktarda metabolik arak ürün oluşur ve organizmada birikir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kalınbağırsak tümörleri de daha sık görülmektedir. Hayvancılığın yaygın olduğu bu bölgelerde halkın sebzeden çok, ete dayanan bir beslenme alışkanlığı vardır. Kalınbağırsak tümörünün görülme sıklığı yağ bakımından zengin besinlerle beslenen toplumlarda, posa bırakan sebze ve meyvelerle beslenen toplumlara göre daha yüksektir. Karaciğer <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>ine ise Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde daha sık rastlanmaktadır. Bunun nedeni bu bölgelerdeki halkın beslenmesinde önemli yer tutan bulgur, hububat ve baklagiller üzerinde üreyen Aspergillus flavus adlı mantarın ürettiği aflatoksinin karaciğerde <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a> yapıcı bir özellik taşımasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/turkiyede-beslenme-ve-tumorler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beslenme ve Kanser</title>
		<link>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenme-ve-kanser.html</link>
		<comments>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenme-ve-kanser.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2008 17:22:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[tümör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglik-dunyasi.net/?p=188</guid>
		<description><![CDATA[Bazı beslenme alışkanlıkları ile tümör oluşumu riski arasında bir ilişki olduğu artık kabul edilmektedir. Her gün belli bir miktar lif alanlarda kalınbağırsak tümörünün, taze meyve ve yeşillik tüketenlerde ise mide tümörünün daha az görüldüğü kanıtlanmıştır.
&#8221; insandaki kötü huylu tümörlerin yüzde 80&#8242;inin çevresel etmenlere bağlı olduğu artık yaygm kabul gören bir görüştür. Çevresel etmenler arasında beslenmenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı beslenme alışkanlıkları ile <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a> oluşumu riski arasında bir ilişki olduğu artık kabul edilmektedir. Her gün belli bir miktar lif alanlarda kalınbağırsak <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>ünün, taze meyve ve yeşillik tüketenlerde ise mide <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>ünün daha az görüldüğü kanıtlanmıştır.</p>
<p>&#8221; insandaki kötü huylu <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/tumor" >tümör</a>lerin yüzde 80&#8242;inin çevresel etmenlere bağlı olduğu artık yaygm kabul gören bir görüştür. Çevresel etmenler arasında beslenmenin önemli bir yeri vardır; kadınlarda görülen tümörlerin yüzde 50&#8217;si, erkeklerde görülen tümörlerin ise yüzde 30&#8242;u beslenmeyle bağlantılı görünmektedir. Hayvanlarda beslenme ile tümör sıklığı arasındaki ilişki uzun yıllardan beri yürütülen deneylerle belirlenmiş bulunmaktadır. Ama insanlarda <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a>in temelinde yatan nedenler arasında <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a>nin önemli bir yer tuttuğu ancak yakın dönemde ortaya konmuş bir gerçektir.<br />
<a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >Beslenme</a> ile <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/kanser" >kanser</a> ilişkisi üzerindeki ilk veriler mide, kalınbağırsak, düz-bağırsak ve yemek borusu tümörleri gibi sindirim sistemi tümörleriyle ilişkiliyken, son zamanlarda akciğer, meme, dölyatağı gibi değişik organlar açısından da <a href="http://www.saglik-dunyasi.net/tag/beslenme" >beslenme</a>nin rolü ortaya konmuştur. Bu durumda besinlerin doğrudan etkisi değil, sindirim sonucunda oluşan bazı bileşiklerinin organ dokusu üzerindeki sistemik etkileri söz konusudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglik-dunyasi.net/hastaliklar/beslenme-ve-kanser.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
